ForumZero
ForumZero

İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - hayri

Sayfa: 1
1


Biz Türkler bütün tarihimiz boyunca hürriyet ve bağımsızlığa sembol olmuş bir milletiz. (Nutuk)

Tam bağımsızlık denildiği zaman, elbette siyasi, malî, iktisadî, adlî, askerî, kültürel ve benzeri her hususta tam bağımsızlık ve tam serbestlik demektir. Bu saydıklarımın herhangi birinde bağımsızlıktan mahrumiyet, millet ve memleketin gerçek mânasiyle bütün bağımsızlığından mahrumiyeti demektir. Biz, bunu temin etmeden barış ve sükûna erişeceğimiz inancında değiliz. 1921 (Nutuk II, S. 623-624)

Bağımsızlık ve hürriyetlerini her ne bahasına ve her ne karşılığında olursa olsun zedeleme ve kayıtlamaya asla müsamaha etmemek; bağımsızlık ve hürriyetlerini bütün mânasiyle koruyabilmek ve bunun için gerekirse, son ferdinin, son damla kanını akıtarak, insanlık tarihini şanlı örnek ile süslemek; işte bağımsızlık ve hürriyetin hakiki mahiyetini, geniş mânasını, yüksek kıymetini, vicdanında kavramış milletler için temel ve ölmez prensip... Ancak bu prensip uğrunda her türlü fedakârlığı, her an yapmaya hazır milletlerdir ki, devamlı olarak insanlığın hürmet ve saygısına lâyık bir topluluk olarak düşünülebilirler. 1928 (Atatürk'ün S.D. II, S. 249)

Bağımsızlığı için ölümü göze alan millet, insanlık haysiyet ve şerefinin icabı olan bütün fedakârlığı yapmakla teselli bulur ve elbette esaret zincirini kendi eliyle boynuna geçiren miskin, haysiyetsiz bir millete nazaran dost ve düşman nazarındaki mevkii farklı olur. 1927 (Nutuk I, S. 13-14)

Esas Türk milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet olarak yaşamasıdır. Bu esas ancak tam bağımsızlığa sahip olmakla temin olunabilir. Ne kadar zengin ve refaha kavuşturulmuş olursa olsun bağımsızlıktan mahrum bir millet, medenî insanlık karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye lâyık olamaz.

Yabancı bir devletin himaye ve desteğini kabul etmek, insanlık özelliklerinden mahrumiyeti, beceriksizlik ve miskinliği itiraftan başka bir şey değildir. Gerçekten bu aşağı dereceye düşmemiş olanların isteyerek başlarına bir yabancı efendi getirmelerine asla ihtimal verilemez.

Halbuki Türk'ün haysiyet ve izzetinefis ve kabiliyeti çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir millet esir yaşamaktansa yok olsun daha iyidir.Bundan ötürü, ya bağımsızlık, ya ölüm!... 1919 (Nutuk I, S. 13)

Arzumuz dışarıda bağımsızlık, içeride kayıtsız ve şartsız millî egemenliği korumadan ibarettir. Millî egemenliğimizin hattâ bir zerresini bozmak niyetinde bulunanların kafalarını parçalayacağınızdan eminim. 1923 (Atatürk'ün S. D. II, S. 71-72)

Ben yaşayabilmek için mutlaka müstakil bir milletin evlâdı kalmalıyım. Bu sebeple millî bağımsızlık bence bir hayat meselesidir. Millet ve memleketin menfaatleri icap ettiği takdirde, insanlığı teşkil eden milletlerden her biriyle medeniyet gereği olan dostluk, siyaset münasebetlerini büyük bir hassasiyetle takdir ederim. Ancak benim milletimi esir etmek isteyen herhangi bir milletin de bu arzusundan sarfınazar edinceye kadar amansız düşmanıyım. (23.4.1921)

Ne kadar zengin ve müreffeh olursa olsun, bağımsızlıktan mahrum bir millet, medenî insanlık karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye liyakat kazanamaz. (Nutuk)

Türk Milleti yüzyıllardan beri hür ve müstakil yaşamış ve istiklâli yaşamak için şart saymış bir kavmin kahraman evlâtlarından ibarettir. Bu millet istiklâlsiz yaşamamıştır, yaşayamaz ve yaşamayacaktır. (21 Haziran 1922)

Hürriyet ve istiklâl benim karakterimdir ben milletimin en büyük ve ecdadımın en kıymetli mirası olan istiklâl aşkı ile dolu bir adamım. Çocukluğumdan bugüne kadar ailevî hususî ve resmî hayatımın her safhasını yakından bilenlerce bu aşkım malûmdur. Bence bir millette şerefin, haysiyetin, namusun ve insanlığın vücut beka bulabilmesi mutlaka o milletin hürriyet ve istiklâline sahip olmasıyla kaimdir. Ben şahsen bu saydığım vasıflara çok ehemmiyet veririm. Ve bu vasıfların kendimde mevcut olduğunu iddia edebilmek için milletimin de aynı vasıfları taşımasını esas şart bilirim. Ben yaşayabilmek için mutlaka müstakil bir milletin evlâdı kalmalıyım. Bu sebeple millî istiklâl bence bir hayat meselesidir.

İstiklâl ve hürriyet âşıkı milletler için, ıstırap anları, o ıstırabın âmilleri, ibret alıp tetikte durmak için daima hatırlanmalıdır. İstiklâl ve hürriyetlerini her ne pahasına ve her ne karşılığında olursa olsun ihlâl ve takyide asla müsamaha etmemek, istiklâl ve hürriyetlerini bütün mânasıyla masun bulundurmak ve bunun için, icap ederse, son ferdinin son damla kanını akıtarak insanlık tarihini şanlı bir misalle süslemek: İşte istiklâl ve hürriyetin hakikî mahiyetini, geniş mânasını, yüksek kıymetini vicdanında idrak etmiş milletler için esas ve hayati prensip.

Büyük ve hayalî şeyleri yapmadan yapmış gibi görünmek yüzünden bütün dünyanın düşmanlığını, garazını, kinini, bu memleketin ve milletin üzerine çektik. Biz panislâmizm yapmadık. Belki, "yapmıyoruz, yapacağız" dedik. Düşmanlar da "yaptırmamak için biran evvel öldürelim" dediler. Panturanizm yapmadık, "yaparız, yapıyoruz" dedik, "yapacağız" dedik ve yine "öldürelim" dediler. Bütün dâva bundan ibarettir. (1921)


2
[gv]6537619342680244633[/gv]



Mö.70 Bin Yılına kadar giden yazıtlar ve Türkçe, Türk Piramitleri, Maya dili ve Türkçe,

Ön Türk kültürü, Türklerde İnanç ve Büyük Önder Mustafa Kemal ATATÜRK





3
Mizah / MSN'de NBA ALL-STAR KONUŞMASI:D:D:D:D
« : 25 Şubat 2011, 23:58:15 »










Çok komik



Ya fazla büyütemedim ama okunuyor;D

4
Atatürk ve Diğer Türk Önderlerimiz / Basında Atatürk
« : 25 Şubat 2011, 23:57:29 »
Ulu Önder Atatürk'ün vefatı gerek iç gerekse de dış basında büyük yankılar uyandırmıştır.Onun vefatından sonra birçok kişi ve kuruluş ondan övgü dolu sözler ile bahsetmeyi adeta bir insanlık görevi olarak kabul etmiştir.Dile getirilen düşünceler yıllar sonra bile peyder pey değişik yayın organlarında kendine yer bulmuştur.Ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk hakkında Çeşitli yayın organlarında öne çıkan devrin önemli yerli ve yabancı devlet adamlarına, yazarlarına ve gazetelerine ait söylemlerden bazılarına aşağıda yer verilmiştir.---------------------------------------------------------------------Dış Basında Atatürk--------------------------------------------------------------------- Çağımızın en büyük liderlerinden biriydi.Türkiye'nin,dünyanın en ileri ülkeleri arasında hakettiği yeri almasını sağlamıştır.

General Mc.Artur (A.B.D 1938)

---------------------------------------------------------------------

Atatürk,yalnız Türkiye'nin değil bütün Doğu'nun Ata'sı idi.

Altes Veli Han(Afganistan,1938)

---------------------------------------------------------------------

Atatürk,kişilik ve yeteneğin dev gibi bir simgesiydi.

National Tidense Gazetesi(Danimarka,1938)

---------------------------------------------------------------------

Çökmüş bir ülkeye geçmişin tarihsel değerini geri veren Atatürk olmuştur.

Massagero Gazetesi (İtalya 1938)

---------------------------------------------------------------------

Atatürk,tarihte ülkesinin en büyük adamlarından biri olarak kalacaktır.

Le Morgen Bladet Gazetesi

---------------------------------------------------------------------

Atatürk Türkiye'yi utanma ve çöküntüye uğramaktan kurtardı.

Gazete Polka(Polonya 1938)

---------------------------------------------------------------------

Atatürk'ün ölümü yalnız Türk Ulusu için değil,O'nun örneğine çok muhtaç olan bütün doğu ulusları için de büyük kayıptır.

Eleyyam Gazetesi(Suriye 1938)

---------------------------------------------------------------------

Atatürk'ün ölümü gerek Türkiye için gerekse bütün dostları için derinliği ölçülmez bir kayıptır.

İzvestia Gazetesi(Rusya)---------------------------------------------------------------------İç Basında Atatürk---------------------------------------------------------------------Eşsiz Kahraman Atatürk,vatan sana minnettardır.

İsmet İnönü Cumhurbaşkanı

---------------------------------------------------------------------

Çoktan, pek çoktan beri bu millet bir oğlunun kişiliğinde böylesine kendini bulmamıştı.

Yahya Kemal Beyatlı

---------------------------------------------------------------------

Atatürk düşünceleriyle bitmeyen insandır.

Orhan Seyfi Orhon

---------------------------------------------------------------------

Gerçeğe giden bütün yollar O'nda birleşiyor.O'nda tamamlanıyoruz.O'na sırtını çeviren çeviren düşünce bizden değildir.

Cahit Tanrıyol

---------------------------------------------------------------------

Atatürk,dinamik bir ruha sahiptir.O'na tutunan insan olduğu yerde kalmaz. Atatürk,geliştirici ve genişletici bir düşünceye sahiptir.O'nun arkasından gidenler geride kalmaz.

Cemal Gürsel

---------------------------------------------------------------------

O'na "Ordu yok"dediler "Yapılır"dedi;"para yok"dediler."Bulunur"dedi;"Düşman çok"dediler, "yenilir!" dedi ve bütün dedikleri oldu.

İ.Habib Sevük

5
M.KemaL ATATÜRK'ün öLümünden sonra ki gazete manşetLeri ..!




6


ÇİN



Dünyanın en saygın tarihçi ve toplum bilim adamları ile siyasetçileri
tarafından 20’nci yüzyılın en büyük dâhisi olarak kabul edilen ATATÜRK’e

      kendi ülkesinin profesörü tarafından hakaret edilirken, dünyanın diğer ucunda bulunan ve geleceğin süper gücü olacağı tahmin edilen Çin’de okutulan ders kitaplarında ATATÜRK’ten “emperyalist ülkeler tarafından istila edilen ülkesini kurtuluş savaşı yaparak, istilacılardan kurtardığı, millî, bağımsız ve çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’ni kurduğu, yüzlerce yıl süren derebeylik sistemini bitirdiği” şeklinde bahsedilmektedir.









--------------------------------------------------------------------------------------







Atatürk artık rahatça ölebilirdi. Madem ki ışık parlamakta, alev yanmakta ve memleket ilerlemekte devam ediyordu.


    Charles de Gaulle, Fransa



 Türkiye tarihi, bugün her zamandan çok Batı ve Avrupa tarihinden ayrılmaz bir haldedir. Ve Atatürk'ün bu yöndeki gayretleri sonuçsuz kalmamıştır. Memleketlerimiz arasındaki yüzyılları aşan dostluk, bu gelişmenin temel öğelerinden biridir.


    Charles de Gaulle, Fransa



     Dünya sahnesinden tarihin en dikkat çekici adamlarından biri geçti.


    Chicago Tribune



     Savaş sonrası döneminin en yetenekli liderlerinden biri.


    New York Times



     İnsanı teslim alıcı fevkalade önderlik kuvveti vardır. O, tetiktir, hazır cevaptır, dikkati çekecek kadar zekidir.


    Gladys Baker, Gazeteci, ABD



O, kişisel kazanç ve ün peşinde koşan basit bir diktatör değil, gelecek kuşaklar için sağlam temeller atmağa uğraşan bir kahramandı.


    Prof.Walter L. WRIHT, Almanya



     Atatürk Türkiye'yi tek düşmanı kalmaksızın bırakmıştır. Bu zamanımızın hiçbir devlet şefinin başaramadığıdır.


    Alman Volkischer Beobachter Gazetesi




 Almanya, ATATÜRK'ün eserine ve mücadelesine hayrandır. Onda, tarihi eseri, özgürlüğü seven bütün milletler için bir sembol olarak kalacak kudretli bir kişilik görmektedir.


    Berlin, Alman Ajansı



 Istırap çeken dünyada barış ve esenliği yeniden kurmak ve insanlığın yalnız maddi değil, manevi gelişmesini sağlamak isteyenler Atatürk'ün iman verici ve yön göstericiliğinden örnek ve kuvvet alsınlar.


    Herbert Melzig, Alman Tarihçi



 O, kendi milleti ve beşeriyet âlemi için beslediği muhabbetle, bir dâhinin neler yarattığına dair, cihana fevkalade heyecanlı bir sahne seyrettirmektedir.


    Herbert Melzig, Alman Tarihçi



     Kendisinin tarihi büyüklüğü, eseri olan yeni Türkiye'ye bakılarak bugünden ölçülebilir. Çelik gibi azim ve gayreti, uzağı gören akıl ve hikmetle birleşmiş olan bu gerçek halk önderi ve devlet adamı; Anadolu dağlarının en uzak ve ıssız köşesindeki köylere bile başka bir ruh aşılamıştır.


    Illustrierte Dergisi, Almanya



 Eski Osmanlı imparatorluğu bir hayal gibi ortadan silinirken, milli bir Türk Devleti'nin kuruluşu, bu çağın en şaşırtıcı başarılarından birisidir. Mustafa Kemal, yüce bir eser ortaya koymuştur. Atatürk'ün parlak başarısı bütün sömürgeler için bir örnek olmuştur.


    Prof. Maurice Beaumont, Fransa



İnsanlığın bütün belirtileri O'nda kendini hemen gösteriyor.


    Noelle Gazetesi, Fransa



     Çok büyük bir adamdı. Bir siyasi dahiydi.


    Fransiz Excelsior Gazetesi



     Dünyanın, çağdaş, en büyük kişilerinden biri.


    Le Jour-Echo de Paris



     Atatürk'un yurt kurtarıcı olduğunu, milletlerin en vefalısı olan Türkler asla unutmayacaklardır.


    Noell Roger Gazetesi, Fransa



 Karşımdaki bu büyük adamda, keşfettiğim bu büyük meçhulde maharet ve karakter o kadar iyi işlenmişti ki, sözlerinde hiçbir şüphe aranamazdı.


    Claude Farrère, Fransız Yazar



     Asırları aşan adam !


    Paris Basını, Fransa




 Bugünün Türkleri, yüzyıllar önce Avrupa’yı titreten canlı millet durumuna erişmiştir. Ve bu akşam O büyük ölünün başında bekleyen Türkiye, güçlü ve dipdiri Türkiye'dir.


    Pierre Dominique, Fransız Gazeteci



     Akıllı ve barışçı yöntemlerle gerçekleştirdiği eseri halkların tarihinde izlerini bırakacaktır.


    Albert Lebrun, Fransız Cumhurbaşkanı



 Mevcut rütbelerin hepsini kaldırdığı bir memlekette, bu adam, bütün rütbeleri, kazanmıştır. O memlekete, bulabilecek en şerefli isim O'na verilmiştir.


    Mercel Sauvage, Fransız Gazeteci



     Bu, insanlığa denenmiş bir felsefe örneği olarak sunulabilir. Atatürk yüzyıllara sığabilecek işleri on yılda tamamladı.


    Gerard Tongas, Fransız Yazar



 Atatürk öldü. Barış kubbesinin Doğu sütunu yıkıldı. Artık evrende barışı kimse garanti edemez. Nitekim Avrupalı devlet adamları; O'nun 1930'da yaptığı uyarı ve tavsiyeleri dinlememiş ve dünyayı 1939 yılında ikinci büyük savaş felaketinin içine sürüklemişlerdir.


    Sanerwin Gazetesi, Fransa



Yeni Türk Devleti ile Ankara Antlaşması’nın imzalanması nedeniyle; "Bizi arkadan vurdu, dağ başındaki haydutlarla, Mustafa Kemallerle anlaştı" diyenlere Fransız Başbakanının Mecliste verdiği cevap:"Dağ başındaki haydutlar diye isimlendirdiğiniz kahraman Mustafa Kemal ve O'nun tüm askerleri burada olsalardı, teker teker hepsinin heykellerini dikerdik. Böylesine kahraman bir antlaşma imzalamaktan gurur duyuyorum.


    Briand, Fransa Başbakanı, 1921




     Denilebilir ki onsuz, İslam âlemi yolunu bulabilmek için elli yıl daha bekleyecekti.


    Berthe Georges Gaulis, Fransa



 O, yüce bir dağa benzer. Eteğinde yaşayanlar bu yüceliği fark edemezler. Bu dağın azametini kavrayabilmek için, O'na çok uzaklardan bakmak gerekir.


    Claude Farrère, Fransız Edibi



 Sırasıyla ihtilalci ve asi, sonradan muzaffer bir kumandan olan "Türklerin babası" Yeni Türkiye'yi yarattı, sultanları kovdu, kadınlara hürriyet verdi, fesi kaldırdı, ülkesinde radikal bir inkılâp yaptı.


    Soir, Paris, Fransa



 O, Türkiye'nin önceki kuşaklarından hiç birine nasip olmayan özgürlük ve güven dolu bir hayat sağladı. Başarıları, Türkiye'nin Avrupa devleti olmasını sağladı, yakın doğunun tarihini değiştirdi.


    Times Gazetesi, Ingiltere



 O, olmasaydı modern Türkiye olmazdı. O'nun sayesinde Türkler, O'nun olağanüstü eserini izleyebilecekler ve zaten dünyaca pek yüksek olan onurlarını daha fazla yükseltebileceklerdir.


    Nya Dagligt Gazetesi, İsveç




     Türkiye'yi yaratan, tarihimizin bu en Büyük Adamını başımı en derin hürmetle eğerek selamlarım.


    Prof. Morrf, İsviçre



     Yalnız bir asker değil, aynı zamanda yüzyılımızın bir daha göremeyeceği bir dahi idi.


    Prof. Sekretan, İsviçre



 Hayatının sonuna kadar milleti'nin mutlak güveni ile kurduğu devletin başında muzaffer kumandanının kişiliği, eşi görülmemiş bir karakter örneğidir.


    C. C. SFORZA, İtalya



Üstün iradesi, tükenmez cesareti ve eşsiz seziş ile hasımlarını dize getirdi. Fazilet ve ciddiyeti, üç yılda memleketine yalnız askeri değil, aynı zamanda tam ve doyurucu bir siyasi zafer kazandırdı.


    F. Perrone Di San Martino, Yazar



     Atatürk'ün ölümü ile Yakın Doğu'nun gelişmesine birinci derecede etken olan son derece kuvvetli bir şahsiyet kaybolmuştur.


    Tribuna Gazetesi, İtalya



     Şaşırtıcı ve çekici bir kişi. Asker olarak büyük, fakat devlet adamı olarak daha büyük.


    Japon Times



     Yüzyıldan beri Küçük Asya'nın çıkardığı en büyük lider.


    The Japon Chronicle



 Büyük adamlar, kuşaklarının başındadır. Türk Milleti'nin başındaki büyük ve dahi Atatürk, politika ve savaş alanlarında yılmayan büyük ve yurtsever bir insandı.


    Kerama, Lübnan Başbakanı, 10 Kasım 1963



     Kelimenin tam anlamıyla bir yapıcı ve yaratıcı olan Atatürk, dünya haritasında memleketine yepyeni bir sınır çizmiştir...


    Loryan Gazetesi, Lübnan, 1938



     Atatürk, dünyanın çok nadir yetiştirdiği dâhilerdendir. O, bütün bir tarihin seyrini değiştirmiştir.


    Ennehar Gazetesi, Lübnan, 1938



     Dünyanın çok nadir yetiştirdiği dâhilerdendir. Dünya tarihinin gidişini değiştirmiştir.


    An Nahar Gazetesi, Lübnan



     Yüzyılımızda, "olmayacak hiçbir şey yoktur" şeklindeki tarihi gerçeği ispatlayan ilk adam olmuştur.


    Esti Ujsag, Macaristan



     Dünya, bu savaş ve barış kahramanı büyük adamın ölümü ile yoksul düşmüştür.


    Pester Lioyd Gazetesi, Macaristan



 Türkiye'yi bir arı kovanına ve bütün Türkleri de bal aramaya çıkmış çalışkan arılara benzetiyorum. Nasıl arılar beylerinin etrafında toplanıp çalışırlarsa bütün Türk Milleti bugün büyük dahi Mustafa Kemal etrafında toplanmışlardır.


    Prof. M. Zaajti Franes, Macaristan



     Çağının, belki de tüm tarihin en olağanüstü kişilerinden biri.


    Egyptian Gazetesi, Mısır



 Kemal Atatürk'ün karakterinin bir cephesini göstermek itibariyle bir noktayı hatırlatmak isterim. Bize savaşlarından birini anlatıyordu. Birdenbire durdu: "Görüyorsunuz ya", dedi. "Birçok zaferler kazandım. Fakat bunların en büyüğünden sonra bile her akşam, savaş alanlarında ölen bütün askerleri düşünerek içimde derin bir keder duyuyorum." Cesaret ve zekâsından başka yüreği bu kadar yüce olan böyle bir şef'in, yurdu için mucizeler yaratmış olmasına şaşılabilir mi?


    George Bennes, Vu Gazetesi, Fransa, 1938



     Atatürk, tarihte, memleketinin en büyük adamlarından biri olarak kalacaktır.


    Le Morgen Bladet Gazetesi, Norveç



 Kemal Atatürk, yalnız bu yüzyılın en büyük adamlarından biri değildir. Biz Pakistan'da, O'nu geçmiş bütün çağların en büyük adamlarından biri olarak görüyoruz. Askeri bir deha, doğuştan bir lider ve büyük bir yurtsever...


    Eyüp Han, Pakistan Cumhurbaşkanı



Bizim aslımız rengi uçmuş bir kıvılcım iken, O'nun bakışı ile cihanı kaplayan ve aydınlatan bir güneş haline geldik.


    İkbal, Pakistanlı şair



     O'nun yaratıcı ruhunun ve ateşli yurtseverliğinin harekete geçmemiş olduğu hiçbir alan yoktur...


    Gazeta Polska, Polonya



 Atatürk, tarihte teşkilatçı bir dahi, bir milletin harikalar yaratan yöneticisi ve memleketinin kurtarıcısı olarak kalacaktır.


    Independance Romaine Gazetesi, Romanya, 12 Kasım 1938



 Bir milleti, uçurumun kenarından sarsılmaz azmiyle kurtaran, kuvvetlendiren, yükselten yöneticiler arasında Atatürk, en birincisidir.


    Timpul Gazetesi, 12 Kasım 1938



 Şöhreti bütün cihana yayılmış olan tecrübeli başkanın yönetimi herkesin sevgi ve saygısını çeken büyük Türk Milleti'nin milli bağımsızlığını devamlı bir başarı ile kuvvetlendirmiş ve yeni milli yapısını yaratmıştır.


    Kalinin, Sovyet Başbakanı



 Vatanını muhakkak bir parçalanmaktan kurtararak devlet gemisini güvenilir bir limana götürdükten sonra milletinden bir taht istemedi. O, kelimesinin bütün anlamıyla bir insan, essiz bir dahi, kahraman bir asker ve siyaset adamı idi...


    Elifba Gazetesi, Suriye



 Atatürk’ün başardığı işler mucize ve harika kabilindedir. Birkaç yıl içinde memleketinde yaptığı inkılâplar, birkaç yüzyılda gerçekleştirilmeyecek işlerdir.


    El Tekaddum Gazetesi, Suriye



Atatürk'ün dehası, tarihte Türk Milleti'nin taşıdığı ruhun faziletine en yüksek örneklerinden birini teşkil edecektir.


    Branko Aczemovic, Büyükelçi, Yugoslavya



     Türkiye, dost ve düşmanlarının hayran olduğu bir deha adama malik bulunmak bahtiyarlığına erişmiştir.


    Katimerini, Yunanistan



 Devrin yüksek şahsiyetleri kitaplarda, konferanslarda Türkiye'nin asla değişmeyeceğini ve değişmeden öleceğini ilan etmişlerdi. Hâlbuki ölmeden değişti. Hem de kökünden ve baştan aşağı değişti. İnançlar, gelenekler, yöntemler yıkıldı. Son döküntülerini de yabancı zırhlıları ve kapitülasyonlar gibi memleketten sürüp attılar. Türkiye, ruhunu değiştirmişti. Tamamen ve tasavvur edilmesi mümkün olduğu kadar...


    Raymond Cartier, Le Nouvelliste Gazetesi, Fransa



     Savaş sonrasının en ileri gelen devlet adamlarından biri. Kendi başına bir klâs oluşturuyordu ve hemen her açıdan tekti.


    The Fortnightiy, Londra



     Avrupa, savaştan sonra belirmiş az sayıdaki yapıcı devlet adamlarından birini kaybetti.


    Spectator, İngiltere



     Çağımızda hiçbir isim Atatürk'ün adı kadar büyük saygı yaratmamıştır.


    Observer Dergisi, İngiltere



     İngiltere önce, cesur ve asil bir düşman, sonra da sadık bir dost olarak tanıdığı büyük adamı selamlamaktadır.


    Sunday Times Gazetesi, İngiltere



 O, benzeri olmayan bir devlet adamı idi. Diktatörlerin tahammül edemediği serbest bir nizamla, demokrasilerin başaramadığı ve başaramayacağı işler yapmıştır. Tarihte böyle adamlar devirlerine kendi adlarını vermişlerdir.


    Word Price, İngiltere



 Savaş Türkiye'yi kurtaran, savaştan sonra da Türk Milletini yeniden dirilten Atatürk’ün ölümü, yalnız yurdu için değil, Avrupa için de büyük kayıptır. Her sınıf halkın O'nun ardından döktükleri içten gözyaşları bu büyük kahraman ve modern Türkiye'nin Ata'sına değer bir görünümden başka bir şey değildir.


    Winston Churchill, İngiltere Başbakanı



     Atatürk, Türk Milleti'nin ruhunda Türk Bayrağı gibi dalgalanan bir baştı.


    Daily Telegraph Gazetesi, İngiltere



 Cumhuriyet Türkiyesi'nin Devlet Başkanı Kemal Atatürk, diğer önderlerde görmeye alışmadığımız şu değerli nitelikleri kişiliğinde toplamış bulunuyor: alçak gönüllülük, yeterlik ve başarı...


    The Truth, İngiltere




     O genç ve dahi Türk şefinin o esnada Çanakkale’de bulunması, müttefikler bakımından talihin en acı darbelerinden biridir.


    Alan Moorehead, İngiliz Yazar



 Atatürk, eskimiş bilimlerle boş yere kafasını yormamış olduğundan daha taze ve cesur düşünen bir önderdir. Kendisi için, bugünkü Avrupa’nın en güçlü Devlet Adamıdır diyebileceğimiz Atatürk, hiç şüphesiz devlet adamlarının en cesur ve orijinalidir.


    Herbert Sideabotham, İngiliz Yazar



 Herhangi bir olayı derinliğiyle kavramak, çıkar yolu görüp birdenbire harekete geçmek iktidarı, O'nun eşsiz otoritesinin başlıca kaynaklarından biridir.


    Grace Ellison, İngiliz Gazeteci, 1923



     O büyük insan yalnız Türkiye için değil, bütün doğu milletleri için de en büyük önderdi.


    Emanullah HAN, Afgan Kralı



     Bu Türk Milleti yastadır. Çünkü yeni Türkiye'nin yaratıcısı olan eşsiz şefini kaybetmiştir.


    Stipsi Gazetesi, Arnavutluk



     Büyük düşüncelerin adamı. Bir devlet mimarıydı.


    Neue Freie Presse, Viyana, Avusturya



     Atatürk öyle bir insandır ki, hayali değildir. İstediğini bilir, bildiğini yapar, yapamayacağı birşeyi de istemez.


    Avusturyalı Heykeltraş Krippel



     Atatürk, yirminci asrın en büyük gerçeğini yaratan adamdır.


    Nasyonal Tidende, Belçika



     Milletine bu kadar az zamanda bu ölçüde hizmet edebilen tek devlet adamı Atatürk'tür.


    Libre Belgique, Belçika



 Hiçbir memleket, yeni Türkiye'nin Ata'sı tarafından başarılan kadar güçlü, hızlı ve kökten bir yenilik hamlesine erişmemiştir.


    Dness Gazetesi, Bulgaristan



 Mustafa Kemal yeni Türkiye'nin kalbidir. Eski, yıpranmış bir toplumdan yepyeni, güçlü bir millet yaratmış, essiz kişiliğiyle kendini herkese saydırmış, enerjisiyle herkesi kendine inandırmıştır.


    Ma Shao-Cheng, Çinli Yazar




Atatürk, şahsiyet ve yeteneğin dev gibi bir simgesi idi, O, yirminci yüzyılın en görkemli olayını yaratan adamdı.


    National Tidence Gazetesi, Danimarka



     Atatürk, olağanüstü nitelikte bir devlet adamı, savaş sonrası dünya tarihinin en önemli simalarından biri idi.


    Hufvud Stadbladet Gazetesi, Finlandiya



     Dünyanın yetiştirdiği en büyük insanlardan biri.


    Star of India, Hindistan



 Atatürk, yalnız Türk Milleti'nin değil, özgürlüğü uğruna savaşan bütün milletlerin önderiydi. O'nun direktifleri altında siz bağımsızlığınıza kavuştunuz. Biz de o yoldan yürüyerek özgürlüğümüze kavuştuk.


    Bayan Sucheta KRIPALANI, Hint Parlamento Heyeti Başkanı



 Atatürk gibi insanlar bir nesil için doğmadıkları gibi belli bir devre için de doğmazlar. Onlar önderlikleriyle yüzyıllarca milletlerin tarihinde hüküm sürecek insanlardır.


    Tahran Gazetesi, İran



 Atatürk yalnız kahraman milletinin büyük bir şefi olmakla kalmamıştır. O, aynı zamanda insanlığın da en büyük evladı olmuştur.


    İran Gazetesi



     Dünya, çağımızın en dikkati çekici adamlarından birini kaybetti.


    Palestine Post, İsrail



 Mustafa Kemal Atatürk, kuşkusuz 20. yüzyılda dünya savaşından önce yetişen en büyük devlet adamlarından biri, hiçbir millete nasip olmayan cesur ve büyük bir inkılâpçı olmuştur.


    Ben Gurion, İsrail Başbakanı, 1963



 Asker-devlet adamı, çağımızın en büyük liderlerinden biri idi. Kendisi, Türkiye'nin, dünyanın en ileri memleketleri arasında hak ettiği yeri almasını sağlamıştır. Keza O, Türklere, bir milletin büyüklüğünün temel taşını teşkil eden, kendine güvenme ve dayanma duygusunu vermiştir.


    General Mc Arthur



 Atatürk bu yüzyılın büyük insanlarından birinin tarihi başarılarını, Türk halkına ilham veren liderliğini, modern dünyanın ileri görüşlü anlayışını ve bir askeri lider olarak kudret ve yüksek cesaretini hatırlatmaktadır. Çöküntü halinde bulunan bir imparatorluktan özgür Türkiye'nin doğması, yeni Türkiye'nin özgürlük ve bağımsızlığını şerefli bir şekilde ilan etmesi ve o zamandan beri koruması, Atatürk' ün Türk halkının işidir. Şüphesiz ki, Türkiye'de giriştiği derin ve geniş inkılâplar kadar bir kitlenin kendisine olan güvenini daha başarı ile gösteren bir örnek yoktur.


    John F. Kennedy



 Atatürk’ün dış ilişkiler konusu üzerindeki görüşlerini inceleyen bir kimse fikirlerinin değerini ve ifade ettikleri zamanı aşan anlamları karşısında daima hayrete düşer


    Awra M. Warren, ABD büyükelçilerinden




 Dağ başındaki haydutlar diye isimlendirdiğiniz kahraman Mustafa Kemal ve O’nun tüm askerleri burada olsalardı teker teker hepsinin heykellerini dikerdik. Böylesine kahraman bir antlaşma imzalamaktan gurur duyuyorum.


    Aristide Briand, Fransa Başbakanı, 1921 meclis nutkundan




 Mustafa Kemal sosyalist değil, fakat görülüyor ki iyi bir teşkilatçı, yüksek anlayışlı, ilerici ve iyi düşünceli, akıllı bir lider. Mustafa Kemal soygunculara karşı bir Kurtuluş Savaşı veriyor. Emperyalistlerin gururunu kıracağına ve Sultan’ı da yaranı ile birlikte alt edeceğine inanıyorum


    Vladimir İlyiç Lenin



 Ben şimdiye kadar on beş hükümdar ve cumhurbaşkanı ile özel ve resmi konuşmalar yaptım . Bu geceki kadar ezildiğimi hatırlamıyorum. Mustafa Kemal’de büyük bir ruh kuvvetinin esrarı var


    Sir Charles Townssend, İngiliz Generali 1922



 Kemal Atatürk için daimi bir anıt tesisi münasebetiyle Türkiye’ye tebriklerimi arz ile gurur duyuyorum. Onun gösterdiği yolda yürüyen büyük ulusunuz çok önemli başarılar elde etmiştir. Türk birliğinin ve ilerleyişinin mimarı Atatürk’ün hatırasını anmak için yapılan tören, dünyanın her tarafından hür insanlara ilham kaynağı olmuş çok yerinde bir saygıdır.


    Dwight D. Eisenhower, ABD. Başkanı, 1953



 Sevr’den sonra Türkiye’nin öldüğünü sanmıştım. Ama Türkiye; yaşıyor hem, Mustafa Kemal başına geçeli beri öylesine canlı yaşıyor ki; bir Lloyd George’un bütün çabaları , bütün imkanları ,sağduyuya meydan okuyan bu şiddetli yaşama isteğinin karşısında erimekten başka bir şey yapamıyor


    Claude Farrère, Fransız romancı ve diplomat



 Bir ulusun hayatında bu kadar az sürede bu denli kökten değişiklik pek seyrek gerçekleşir. Bu olağanüstü işleri yapan Mustafa Kemal, hiç kuşkusuz kelimenin tam anlamıyla büyük adam niteliğine hak kazanmıştır. Ve bundan dolayı Türkiye övünebilir.


    Elefterios Venizelos, Yunanistan Başbakanı, 1933



     Bizim aslımız rengi uçmuş bir kıvılcım iken Atatürk’ün bakışıyla cihanı kaplayan ve aydınlatan bir güneş haline geldik.


    İkbal, Pakistan milli şairi, 1958



 Yakın ve Ortadoğu’da ilk cumhuriyet, doğuşunu ona borçludur. Bu cumhuriyet birçok ulusun milli özgürlük savaşlarına ışık tutmuştur. Atatürk’ün yönetimindeki Türkiye’nin uluslar arası otoritesi yükselmiş ve ülkesi dünya siyasetinde önemli bir rol oynamaya başlamıştır.


    Nikita S. Kruşçev, Sovyetler Birliği Başkanı, 1963



 Benim üzüntüm, bu adamla tanışmak hususundaki şiddetli arzumun gerçekleşmesine artık imkân kalmamış olmasıdır. Sovyet Rusya Hariciye Nazırı Litvinof ile görüşürken kendisine onun fikrince bütün Avrupa’nın en kıymetli ve en ziyade dikkate değer devlet adamının kim olduğunu sordum. Bana Avrupa’nın en kıymetli devlet adamının Türkiye Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal olduğunu söyledi.


    Franklin Roosevelt



 Bütün dünya 10 Kasım’da biz Almanların da dostluk ve saygı ile bağlı olduğumuz bir insanın hayatını ve eserlerini takdirle anmaktadır. Atatürk, daima Türkiye ile Avrupa arasında sıkı bağlar kurmaya çalışmıştır.


    Ludwing Erhard, Batı Almanya Başkanı, 1963



 Mustafa Kemal; bir millet, bütün vasıtalarından mahrum edilse dahi, kendini kurtaracak vasıtaları yaratabileceğini ispat eden adamdır.


Adolf Hitler



-------------------------------------------------------------------------------------------------------





 

7
ABD Genel kurmay Başkanı Amiral Grow, Atatürk’ün son askeri harekatından 67 yıl sonra “Savaşın tozu dumanı ardında, belirgin olmayan çok şey vardır. Ben, Mustafa Kemal hayranıyım. Muazzam kaynaklar ve üretim yeteneği ile desteklenen generallerin kazanması olağandır. Ancak, çok az kaynağa sahip olmasına karşılık Atatürk, hem Türkiye’nin kontrolünü padişahlardan söküp almış hem de Yunanlıları ülkesinden atmıştır. Yüzyılın en büyük askeri adayım Atatürk’tür” demiştir.Onun büyük bir asker oluşunu dünyada birçok lider dile getirmiş adayım Atatürk’tür” demiştir.Onun büyük bir asker oluşunu dünyada birçok lider dile getirmiş hatta büyük bir devlet adamı olduğunu da vurgulamışlardır. Onun büyük asker olmasının nedenlerini incelediğimizde karşımıza engin bir özellik denizi çıkmaktadır. Adeta binlerce kitap boyutunda olan bir deniz.  Bu denizi oluşturan nedenlere baktığımızda, dört etkenin onun askeri yönünü, diğer bir deyişle askeri kişiliğinin oluşmasına neden olmuştur. Asker kişiliğinin temelini aldığı eğitim oluşturmuştur. O, sadece askerlik mesleğine yönelik eğitim almıştır.

Asker kişiliğinin duvarlarını ise, onun kişisel özelliklerinin askerliğe ve olaylara uygun olması teşkil etmiştir. Asker kişiliğinin çatısını ise yetiştiği kültür çevresinde askerlik ve politika ortamı şekillendirmiştir. Zira büyük bir imparatorluğun gün gün gerileyerek erimesi, ardı kesilmeyen mağlubiyetler onu çok etkilemişti. İçini ise, katıldığı savaşlar ve bunlardan elde ettiği tecrübeler dekore etmiştir. Aile ortamı, çevresi, harpler, yenilgiler, isyanlar, göçler, eşkıya hareketleri gibi olaylar Atatürk’ün kişiliğinin özellikle asker kişiliğinin oluşmasında en önemli nedenleri teşkil etmiştir.

Galiba, Atatürk’ün askeri bir kişilik olarak ortaya çıkması adeta kaçınılmaz olmuş. Sanırım, bu Türk Milleti için bir şanstı. Zira Atatürk’ün askeri kişiliği sayesinde, askeri alandaki düşünce, karar ve uygulamaları hep bir bütün oluşturmuştur. Bu bütün içersinde savaş alanlarında öylesine hayati dört emir vermiştir ki Kurtuluş Savaşının kazanılmasını, dolayısıyla Türk bağımsızlığının muhafazasını sağlamıştır. Bu dört emir ile şartlar ve ihtiyaçlara göre verdiği doğru kararları uygulamıştır.

—Gazi Mustafa Kemal 25 Nisan 1915 günü Conkbayırı’nda askerlerine “Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum” emrini vererek Çanakkale savunmasının ruhunu teşkil etmiştir.  Askerinin mücadele ruhunu yücelterek şekillendirebilen bir asker büyük asker olmuyor mu?  Askerlerine böyle bir emir verebilen başka bir komutan hatırlamıyorum.

— Gazi M. Kemal Kütahya-Eskişehir muharebelerinden sonra 18 Temmuz 1921’de İsmet Paşanın Karacahisar’daki ordugâhına giderek “Orduyu Eskişehir’in kuzey ve güneyinde toparladıktan sonra, düşman ordusuyla aramızda büyük bir açıklık bırakmak gerekir ki, orduyu derleyip toparlamak ve güçlendirmek mümkün olabilsin. Bunun için Sakarya’nın doğusuna kadar çekilmek yerindedir” emrini vermiştir. Uygun hareketler yaparak ordunun gücünü toplamasını ve Yunan ordusunun durdurulup etkisiz hale gelmesini sağlayan Atatürk “Askerliğin gereğini kararsızlığa düşmeden uygulayalım, başka türden sakıncalara karşı koyabiliriz” diyerek bu emrinin gerekçesini açıklamıştır.

—“Hattı müdafaa değil sathı müdafaa vardır. O satıh vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaş kanıyla sulanmadıkça terk olunamaz.” Kütahya-Eskişehir muhaberelerinde geri çekilme durumunda kalan ordumuzun daha gerilere çekilmesini önlemek ve mevzi savunmasını güçlendirmek, askerlerin mücadele azim ve iradesini kuvvetlendirmek, motive etmek için bu emri tam zamanında vermiştir. Vatanın her karışının savunulmasını emretmiş, ordu ile birlikte tüm millet bunu harfiyen uygulayarak Kurtuluş Savaşı’nda başarıya ulaşılmıştır.

—“Ordular, İlk hedefiniz Akdenizdir, İleri!”

26 Ağustos 1922’de başlayan Afyon-Dumlupınar taarruzu, 30 Ağustos Başkumandanlık Meydan Muharebesi ile kesin sonuca ulaşılması ile birlikte düşman yenilgiye uğratılmış ve süratle geriye çekilmeye başlamıştı. Düşmanın tekrar toplanmasını ve bir hatta tutunmasını önlemek, ateşkes oluncaya kadar Misak-ı Milli sınırlarının bir an önce tesisi için süratle harekatı tamamlamak gerekiyordu. Bu emir aslında kurtuluşumuzu perçinleyen, orduyu sadece tek çıkışı olan bir zafer tüneline sokmuştur.

Bu doğru karar ve emirleri ancak büyük askerlerin verdiğini tarih göstermiştir. Türk milleti olarak biz ne şanslıyız ki, Gazi Mustafa Kemal gibi büyük bir askere sahip olmuşuz. Onun askeri kişiliği sayesinde şanlı zaferlerimizi tarihimize kazandırmışız. Büyük Asker Gazi’nin kararları, emirleri ve emirlerini uygulatması Türk Ordusuna öyle başarı kazandırmıştır ki esaret altındaki diğer dünya ülkelerine örnek olmuş, “Üçüncü Dünyada Kurtuluş Savaşları” döneminin başlayarak Üçüncü Dünya Ülkelerinin doğuşuna öncü olmuştur.

Atatürk’ü hayranlık duyacak kadar büyük asker yapan pek çok özelliği bulunmaktadır. Gazi Mustafa Kemal üstün asker meziyetleriyle Sakarya meydan muharebesini çok üstün güce sahip düşmana karşı kazanmayı bilmiş ve bu zaferle Türk Ulusunun geleceğini güvenceye almıştır. Atatürk “Hiçbir zafer amaç değildir. Zafer, ancak daha büyük bir amacı elde etmek için belli başlı bir araçtır. Amaç, düşüncedir. Zafer, bir düşüncenin elde edilişine hizmet ettiği oranda değer ifade eder” demektedir. Onun düşüncesi bağımsız Türkiye Cumhuriyetidir.

Atatürk, bir komutanda olması gereken tüm ana niteliklere sahipti. Askerlik mesleği ile ilgili konularda bilgi ve deneyime sahipti. Bilgili ve muharebelerde kazandığı tecrübelerle insiyatif sahibi bir asker, bir komutan olmuştu. Cesurca karar alır, bunu soğukkanlılıkla uygulardı. Doğanın ona bahşettiği “Üstün bir seziş gücü” vardı. Bu özellik ona etkin bir öngörülülük ve başarılı olmayı sağlıyordu. Yaratıcı zekasıyla birçok sorunu, bunalımı veya imkansızlığı bertaraf edebiliyordu. Gazi’nin askeri kişiliğinin en belirgin yönlerinden biri de “Bir hesap adamı” idi. Ata “En büyük askerlik şudur; çeşitli varsayımları çok iyi hesap etmeli, en iyi görüneni gecikmeden uygulamalı. Askeri plan, isteğe göre değil, hesaba dayanarak yapılmalıdır” demektedir. Planlamada, ordunun gerçek gücünü göz önüne alırdı. Gerçekçi hesap yapardı. Onun doğru, isabetli ve hassas hesaplamaları, büyük imkansızlıklarla yapılan Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasına önemli katkı sağlamıştır. Atatürk, uzak görüşlülüğü sayesinde aynı zamanda dünyanın sayılı stratejistlerinden biriydi. Harp alanında strateji yaratmakla birlikte, siyasetle harbi de bağdaştırabilmiştir.

Gazi Mustafa Kemal, ulusu için öylesine itici bir güç olan askerdi ki Kurtuluş Savaşı’nda Türk Ordu’sunu yoktan var etti. Türk ulusunu, bağımsızlığı için tek yürek olacak şekilde motive ederek ulusun içinden kendisine inana ordusunu yaratmıştır. O, Napolyon’un ordu için mutlaka para olması gerektiği sözünü hatırlatanlara sert bir üslupla, “Ben paramıza göre ordu bulunduralım fikrini kabul etmem. Para vardır ordu yaparız, para bitti ordu dağılsın. Benim böyle bir sorunum yoktur. Para olsun veya olmasın ordu olacaktır” der. Zira o, Türk Ordusunu Türk birlik ve beraberliğinin bir sembolü olarak görür. Ulus orduda kutsal görev yapmak üzere bir araya gelirler ve ülke savunması için ortak bir paydada buluşurlar. Atatürk, Türk ordusun bir ferdi olarak bunu şu sözleriyle tarif etmektedir. “Ordumuz, Türk birliğinin, Türk kudret ve kabiliyetinin, Türk vatanseverliliğinin çelikleşmiş bir hayalidir” demektedir.

Atatürk’ün askeri yönü ile ilgili yapılan araştırmalarda ortaya çıkan en önemli sonuçlardan birisi de şudur: “Atatürk, yenilgi tanımayan bir askerdir.” İmparatorluktan Kurtuluş Savaşı sonuna kadar 20’ye yakın cephede ve 14 yıl devamlı olarak askeri harekata katılmış, savaşlar yönetmiş diğer bir deyişle harp ve muharebeleri yaşamıştır. Ancak, bu zaman içersinde hiç yenilgi görmemiştir. Bu bir asker ve komutan için çok önemli bir özelliktir. Onun bu yenilmezliği Türk ulusunun ona olan güveni, inanmışlığı, itaati ve desteği sağlamıştır. Dünyada kaç asker vardır ki ulusu üzerinde böyle bir etki yapabilsin.

Atatürk, asker bir düşünce adamıydı aynı zamanda. Bu özelliği onu ayrıca önemli yapıyordu. Savaşmaktan öte, ordunun Türk ulusu için tüm görevlerinin neler olması gerektiğini belirleyebilecek kadar düşünebilen ve bunu hayata geçirebilen bir askeri kişiliğe sahipti. Türk ordusuna öylesine görevler biçmiştir ki, adeta Türkiye Cumhuriyeti var oluşu ve muhafazasının teminatıdır. Ona göre “Türk orduları muharebe meydanlarının ufuklarında yükselen zafer güneşi, Türk milletinin yüksek fazilet ve moralinin görünümüdür. Türk topraklarının ve Türkiye idrakini gerçekleştirmek için harcamakta olduğumuz sistemli çalışmaların yenilmesi imkansız teminatıdır”. Atatürk Türk ordusunu iyi tanıyan bir komutan olduğundan onun neler yapabileceğini çok iyi bildiğinden Türk ordusuna böyle bir görev vermiştir. Ve bu görev halen devam etmektedir. Türk ulusunun varlığının olmazsa olmaz bir teminatıdır. Bu, yaşadığımız coğrafyada gerek içte gerekse etrafımızda ülkemize yönelik tehlikeler karşısında kendini teyit etmektedir. Atatürk “Memleketin umumi hayatında orduyu siyasetten ayırmak prensibi, Cumhuriyetin daima göz önünde tuttuğu bir temel noktadır” diyerek ordunun siyasetten ayrı kalması gerektiğini vurgulamıştır. Zira ona göre “Bir ordunun cevheri ne olursa olsun, siyasete karışırsa, birlikte hareket ve savaşma yeteneğini temelinden kaybeder”. Atatürkçü düşünce sisteminde de, ordunun siyaset dışında kalması ve siyasete karışmaması, karıştırılmaması gerektiğinin altı çizilmektedir. Bana göre bu görev, Atatürk’ün demokrasiye olan inancı ve demokratik bir ülkeye sahip olunması gerektiğini vurgulaması olarak değerlendirilmelidir.

Atatürk, milletine inanan, onunla neler başarabileceğini iyi gören ve onu çok iyi tanıyan bir askerdi. Milli mücadeleye başlarken ulusunu çok iyi analiz etmiş ve hedeflerini ona göre belirlemiştir. Aşağıda yer alan anekdot sanırım Atatürk’ün Türk ulusuna olan güvenini ispatlıyor.

“Bu Milletle Neler Yapılmaz”

23 Haziranda Tokat - Sivas yolu ile Erzurum'a hareket ettigi zaman Kazım Karabekir ve yanındakiler, Mustafa Kemal ve arkadaşlarını karşılamak üzere Ilıca'ya kadar gelmişlerdi. Sıcak yaz güneşi batmak üzereydi. Ufuk üzerinde yeni insan ve kağnı siluetleri, aşağı doğru inen kervan yavaş yavaş söğütlüğe kadar geldi. Başlarındaki adam oturanların önemli kimseler olduğunu sezerek, elini göğsüne götürüp selam verdi.

Mustafa Kemal, hatırını sordu:

— Ağa böyle nereden geliyorsun?

— Rus gelirken muhacir olmuştum. Çukurova'da idim. Şimdi köyüme dönüyorum. Zaman kötü güvenlik yok.

Böyle iken kışa doğru buralara neden geldiğini sorar.

— Yoksa oralarda geçinemedin mi?

— Hayır paşa... Çukurova cennet gibi bir yer... Bize tarla da verdiler, rahattık. Yalnız son günlerde bizim Erzurum'u Ermenilere vereceklermiş sözü çıktı. Geldim ki göreyim, kimin malını kime verecekler.

Mustafa Kemal yanındakilere:

— Bu milletle neler yapılmaz, demiştir.

Atatürk’ün askeri kişiliğinin dikte ettiği görüşlerden biri de Türk ordusunun Türk ulusu ile bir bütün olduğudur. Türk milleti her zaman askerine güvenir der. Aslında Türk ulusunun Türk askerine güvenmesi Atatürk gibi üstün meziyetli bir askerden kaynaklanmaktadır. Onun yönettiği ordunun Kurtuluş Savaşını kazanmasıyla ulusun ordusuna hiç bitmeyecek bir güveni başlamıştır. Ancak, bunda Atatürk’ün payı büyüktür. 1931 yılında şu sözleri ile hem ulusa hem de askerlere “Ulus-Ordu birliği “ için ortak bir görev vermiştir.

“Türk milleti tehlikelere karşı elinde kılıç yürümeye hazır bulunan kahraman çocuklarına derin güven beslemiştir. Ve bu güveni daima besleyecektir. Bundan sonra da Türk ulusunun yüce idealinin gerçekleşmesi için kahraman asker evlatları hep önde gidecektir.”

Gazi Mustafa Kemal’in askeri kişiliğinin bir önemli yönü de  “Devlet Adamlığı” olsa gerek. Zira ülkeyi düşmandan kurtarmanın sonrasına onu yönetmek, geliştirmek ve ilelebet varlığını bağımsız olarak sürdürecek duruma getirmek daha önemli gözükmektedir. Aslında Atatürk’ün askeri kişiliğinden devlet adamlığı, devlet kuruculuğu ve de devrimciliği çıkmıştır. Böylesine zengin bir askeri kişilik sanırım eşi benzeri olmayan bir şey. Bu özellik onu unutulmaz ve ölümsüz yapmaktadır.

Büyük asker Gazi Mustafa Kemal’in askeri kişiliği hakkında pek çok şey daha söylenebilir. Ancak, bilinmelidir ki “Türk milletinin ebedi Başkomutanı ve lideri Atatürk’tür”. Böylesine önemli bir askeri ve lideri tarihinde barındıran uluslar onu yaşatmak, unutturmamak ve daha yakından tanımak için neler neler yapmaktadırlar. Böyle kişileri, milli değer olarak görüp, genç nesillerine öylesine öğretmektedirler ki değil unutmak, onu özümseyerek daha iyi anlamaya çalışmaktadırlar. Biz ise, bizi yoktan var eden Atamızı, verdiğimiz değeri zaman bağlı olarak azalan bir eğilimle umursamaz hale geliyoruz, getiriliyoruz. Bu milli değerimiz var olmamızın en önemli nedenidir.

Eğitim-öğretim sistemimizde çocuklarımıza Atamızın gerektiği gibi anlatılmadığı pek çoğumuz tarafından malumdur. Çocuklarımıza Büyük Asker Gazi Mustafa Kemal’i en uygun yöntemlerle anlatarak, onlara ulu önderimizi daha iyi tanıyabilme ve onun düşünce yapısını kavrayabilme fırsatı verilmelidir. Atatürk, en büyük milli değerlerimizden biridir. Bu milli değerin çocuklarımız tarafından sahip çıkılması için etkin bir şekilde onlara anlatılması gerekiyor. Zira zaman içersinde bu değerimizde oluşacak kayıplar, milli benliğimizin zayıflaması olarak yansıyacaktır. Son zamanlarda toplumumuzda meydana gelen gelişmelerde emarelerini görür gibiyiz. Sizce de öyle değil mi?


8
Atatürk ve Diğer Türk Önderlerimiz / Ölmez Bu Vatan
« : 25 Şubat 2011, 23:57:12 »
Türk tarihinin en karanlık dönemi olan işgal günlerinde, Türk aydınları silahlı direnişin dışında pek çok çözüm yolu düşünürken, Atatürk 4 Şubat 1919’da bir gazeteciye yaptığı açıklamada “iyi bir teşkilatçı Anadolu’ya geçer ve millete silahlı direniş için önder olursa vatan da millet de kurtulur” diyerek tek kurtuluş yolunu açıklamıştır. Bu tarihte bu şekilde düşünen “Tek Adam” odur. Onu bu düşünceye yönelten Türk milletini çok iyi tanımış olmasıdır. O, Türk milletindeki cevheri, Trablusgarp’ta, Balkan Savaşları’nda, Çanakkale’de, Filistin’de vatanı için can veren mehmetçikte görmüştür. Aşağıdaki anekdot Atatürk’ün bu konudaki düşüncesini yansıtması açısından önemlidir.



Kurtuluş Savaşı’nın en karanlık günlerindeydi; anayurdun en verimli yerleri düşman çizmeleri altında inliyordu. Milletin bütün kuvvet kaynakları kurumuş; dışarıdan ve içeriden ihanetler birbirini kovalamıştı. Herkes:

- Türk öldü”.. diyordu.

Türkiye’nin Afrika ve Asya’daki esir ülkeler arasına katıldığı sanılıyordu. Yüzyıllarca Türk egemenliği altında yaşayan milletler, onun son varlığını yağma ediyorlardı. En akıllı görünen birçok yurttaşımız İngiltere’nin veya Amerika’nın himayesini nimet saymaya başlamışlardı.

Atatürk böyle bir zamanda yer yer ayaklanan Türk halkına önder oldu; Ankara’da Büyük Millet Meclisi’ni kurdu. Bir gün Meclis’te söylediği nutkunu, şair Mithat Cemal’in bir manzumesinin şu son beyti ile bitirdi:



“Ölmez bu vatan farzı muhal ölse de hatta,

Çekmez kürenin sırtı bu tabutu cesimi...”



Türk vatanının düşman elinde kalmayacağı ve Türk milletinin asla esir olmayacağı hakkındaki iman, Atatürk’ün ruhunda sonsuz bir kuvvet ve sönmez bir ateşti. Bu kuvvet ve ateşi, her fırsatta milletin her ferdine aşılamakta eşsiz bir ustalık gösterirdi.



N.A. BANOĞLU, Nükte ve Fıkralarla Atatürk, s.89-90

9
Atatürk ve Diğer Türk Önderlerimiz / Kahraman
« : 25 Şubat 2011, 23:57:07 »
Gölgen bir nur işledi güneşe vardığı gün;

Seni gördük sesimiz Hak'ka yalvardığı gün,

Seni gördük bir mazi dağları sardı ses ses,

Bir Akdeniz dalgası buldu içinde herkes...

Sana çıkar bu yurdun ararsak son yolu da,

Kutlu bir Tanrı oldun güzel Anadolu'da.

O kadar eskisin ki şimdi ruhumuzda sen,

Bulursun bu sevgide asırları istersen.

Ararsan bakışında uzun ovalar erir,

Dinlersen gönül denen yüce dağlar ses verir.

Bir dünya, bir millete düşman olduğu zaman

Sana büyük hızını verdi nabzındaki kan..

Dört sınırın ucunu getirdin bir araya,

Dört bucak sevgisini topladın Ankara'ya.

Sesin, bir tılsım gibi, yurdu dolaştı yer yer

Ve senden öyle keskin hız aldı ki gönüller,

Yüzyılda giden vatan bir anda geri geldi...

Sonra sanki ruhunda kartal sesleri geldi;

Sanki yeni bir ışık süzüldü gözlerinden

Ve bir fert, tek başına, bir millet yarattın sen.

Bastığın yer tarihten yer alırmış, yok, değil:

Bir gününe bir tarih bağışlasak çok değil!

Çok değil, kanımızın rengini süze süze,

İsmini döğmelerle işlesek göğsümüze..

Çok değil göğsümüzün içine çizsek seni.

İsterse bundan sonra ufuk yansın, gök yansın;

Çünkü sen bu milletin umduğu kahramansın...

Gölgen bir nur işledi güneşe vardığı gün;

Seni gördük sesimiz Hak'ka yalvardığı gün.

Fazıl Hüsnü DAĞLARCA

10
Ne bulutlar gitti, ne padişahlardan bir haber geldi.

Kemal Paşa derler bir yiğit vardı.

Bu sefer de millet türkülerle Kemal Paşaya haber saldı.



V

Kemal Paşa, yenilmez yiğit, şanlı komutan!

Savaş girer gibi yetiş bize!

Yetiş bize, çöllerde bile olsan!

İnanç doldur, güç doldur içimize!

Bin kere yurdumuzu kurtaran!

Bir görseydin ağlardın hâlimize!

Kuşun kanadında türküler

Kemal Paşanın gönlüne vardı,

Cevabından önce kendi geldi.




VI

Bir gemi yanaştı Samsuna sabaha karşı

Selâm durdu kayığı, çaparı, takası,

Selâm durdu tayfası

Bir duman tüterdi bu geminin bacasından bir duman

Duman değildi bu!

Memleketin uçup giden kaygılarıydı.

Samsun limanına bu gemiden atılan

Demir değil!

Sarılan anayurda

Kemal Paşanın kollarıydı.

Selâm vererek Anadolu çocuklarına

Çıkarken yüce komutan

Karadenizin hâlini görmeliydi.

Kalkıp ayağa ardısıra baktı dalgalar

Kalktı takalar,

İzin verseydi Kemal Paşa

Ardından gürleyip giderlerdi.

Erzuruma kadar.

Bu ne inançtı ki, Kemal Paşa

Atının teri kurumadan

Sürüp geldin yeni yeni savaşların peşinde




VII

Bir selâm gibi gitti Erzuruma,

Bin selâm gibi geldi Sivasa Erzurumdan.

Dağlar alçaldı yol vermeğe,

Temizlendi ılkımından karından.

Analar bacılar yola döküldü,

Cephane taşıdı arkasından.

Irmaklar suyundan faydalattı,

Ağaçlar daldasından.

Yer gök inledi bir yol daha

Kurtuluş savaşından.

.............................................

Düşman koymuş meydanları kaçıyordu.




XI

Kattı Kemal Paşanın ordusu düşmanı uğruna

Pişman eti anasından doğduğuna.

Çevirdi Sakarya, çevirdi süvariler,

Veryansın etti topçu,

Veryansın etti piyadeler.



Kattı Kemal Paşanın ordusu sürdü gitti,

Yetiştikçe vurdu düşmana.

Hayın düşman sarhoş gibi sallana sallana

On beş günde İzmiri dar buldu,

Ölen kurtuldu, sağ kalan teslim oldu.

Kaçtı gemiler.

Alnı sargılı, kolu sargılı, boynu sargılı,

Ahmetler, Bekirler, Aliler,

Mahmutlar, Kâzımlar, İsmailler

Peşlerinden yettiler,

Diz çöküp Kordonboyuna

Ta yürekten çekip tetiği

Gemilere yaylım ateş ettiler.

Bu ne inançtı ki, Gazi Paşa!

Atının teri kurumadan

Sürüp gittin yeni yeni savaşların peşinde.




XII

Sana borçluyuz ta derinden!

Çünkü yurdumuzu sen kurtardın,

Hasta, yorgun düşmüştük,

Yaralarımızı iyice sardın.

Yiğittin, inanç doluydun yapıcıydın,

Sanatkârdın, denizler kadar engin;

Kimsenin görmediğini görürdü

Sevgiyle bakan gözlerin.

Dedin ki: Bu millet, bu büyük millet

Yüzyıllar boyunca geri kalmış;

Bu yurt, bu güzel yurt, bizim yurdumuz

Her yanından yaralar almış.

Dedin ki: Bir güzel savaşmalı

Kurmak için yeniden;

Bilgiyle, inançla, çoşkunlukla

"Övün, çalış, güven!"

Sana borçluyuz ta derinden!

Işığısın bu yurdun.

Dilimizi, ulusallığımızı öğrettin bize,

Çünkü cumhuriyetimizi sen kurdun.

Hürriyeti sen yaydın içimize,

Halkçıyız dedin halk içinden,

İnançta hür yetiştirdin bizi,

Borçluyuz sana ta derinden!

Devrimlerle yüceltti, çok yüceltti,

Bu milleti temiz ellerin.

Sana borçluyuz ta derinden

En büyüğü Mustafa Kemallerin!



Cahit KÜLEBİ


11
Mustafa Kemal ATATÜRK için Hazırladığım Slayt Video'sunu Beğeneceğinizi Umuyorum.











Video'yu Göremeyenler İçin : [Login or Register]

12
Atatürk, elimizde bulunan bazı tarihi verilerden hareket ederek ( Piri Reis Haritaları gibi ) Türklerin K.Kolomb'dan önce Amerika'yı keşfetmiş olabilecekleri tezi üzerinde durmuştur.

 

Özellikle 1930'lardaki tarih ve dil çalışmaları sırasında bu yöndeki bazı ip uçlarıyla ilgilendiği anlaşılmaktadır.

Örneğin,yine bir gece tarih ve dil üzerine çalışırken Amerika ve Türkler konusunda bir ip ucuna rastlamıştır. Sonrasını o sırada Atatürk'ün yanında bulunan yaveri Cevat Abbas Gürer'den dinleyelim.

 

"Böyle bir gecenin yarısından sonra idi. Meşhur Rus alimi Pekarsky'in Yakut Lügatını tetkik eden Atatürk'ün "EMERİK" kelimesine gözü ilişmişti.

 

Durdu ve kendi kendine gülmeye başladı.

Derin bir haz ve neşe içinde gözlüğünü çıkardı. "Birer sigara ve kahve içelim" emrini verdi. Meğer bulduğu "emerik" kelimesi Türk Yakut dilinde "denizle ayrılmış arazi parçasını" ifade eden manaya geliyormuş. Haz ve neşe yaratan mütaalasını da acizden esirgemedi.

Emerik kelimesinin Amerika'nın kaşiflerinin tarihiyle,Yakut Türklerinin kıdemleri tarihini mukayese ederek,"Amerika'nın adını büyük ecdad koymuştur"dedi.

 

"Evet;Kristof Kolomb'dan sonra Amerika'ya muhtelif zamanlarda dört defa seyehat eden Floransalı gemici "Ameriko Vespuçi" adına izafe edilen Amerika kıtasına,Avrupa Kaşiflerinden çok evvel Asya'dan geçenlerin yeni tetkiklerle kıdemlerini (kökenlerini) biliyoruz." buyurdurlar.

 

Yani Atatürk, "Amerika" adının, Ameriko Vespuçi'den değil, Yakut dilinde halen kullanılan Türkçe "Emerik" (Amerik) sözcüğünden geldiğini tespit etmiştir. Onun bu tespiti,III. Türl Dil Kurultayı üçüncü gün birinci toplantısında sunulan Genel Sekreterlik Raporunda şöyle ifade edilmiştir:

 

"Bu kıtaya Amerika isminin Ameriko Vespuçi'nın adına göre verildiği iddiasıyna karşı, daha bundan önce Nikaragua yerlilerinin Amerika adını kullandıklarını yine Avrupalı coğrafya ve tarih uzmanlarının kitaplarında buldukları, Yakut Lügatı'ndaEmerik kelimesine de hala yaşayan bir söz olarak rast geldikten sonra..."

 

Atatürk, yaptığı araştırmalar sonunda Amerika'yı Kolomb'dan önce Türklerin keşfettiğini, hatta Amerika'nın ilk yerli halkları arasında Türklerin olduğunu düşünüyor, bu düşüncesini her fırsatta dile getirmekten de çekinmiyordu. Örneğin, bir keresinde bu düşüncesini Amerikalı bir gazeteciyle paylaşmıştı.

 

Atatürk bir gece Ankara Palas'ta Kızılay'ın düzenlediği bir baloya katılmıştı. Bir süre sonra balo salonunda elinde viski bardağıyla dolaşan uzun boylu bir adam dikkatini çekmişti.

 

Adamın duruşundan bir yabancı olduğu anlaşılıyordu

 

Atatürk yavaş yavaş yaklaşan adama yaklaşmış ve önce yanında bulunan Tevfik Rüştü Aras'a: "Bu mösyö kimdir?" diye sormuştu.

 

Tevfik Rüştü: "Paşam amerikan Gazetecisidir" diye yanıt verince Atatürk,o gazeteciyle tanışmak istemişti.

 

Tanışmanın ardından Atatürk'le Amerikalı gazeteci arasında şu konuşma geçmişti:

 

Atatürk Amerikalıya:"Hangi Irktansınız?"diye sormuş.

 

"Amerikalıyım" yanıtını alınca.

"Hayır,siz Amerikalı Değil Türksünüz!"diye karşılık vermişti.

Amerikalı önce şaşırmış, bir yanlış anlaşılma olduğunu düşünerek yine "Ben Amerikalıyım" diye diretince Atatürk:

"Cristof Colomb'tan elli yıl önce Türkler Amerika'yı keşfetmişler!" diye söze başlayarak, müzelerimizde ceylan derisinden yapılmış Amerika haritalarının bulunduğunu,Amerika'ya giderken rastlanan Kayık Adaları'nın Türkçe Olduğunu,Türkçede kayığa sandal da dendiğini, Kanarya Adalarının adının "KANARİ" olarak yazıldığını,Kanari'nin bizim Türkçede KANARYA olduğunu ve Amerikan yerli halklarının Bering yoluyla Orta Asya'dan Amerika'ya gittiklerini anlattıktan sonra Amerikalıya:

 

"Siz Amerikalılar Orta Asya'dan hicret ettiniz.Olsanız olsanız Türk olabilirsiniz."diyerek sözlerini bitirmişti.

 

Amerikalı gazeteci şaşkındı.

 

Atatürkün tarihe olan ilgisini gördükten ve Amerikan tarihi hakkındaki ilginç sözlerini duyduktan sonra bir kaç günlüğüne geldiği Türkiye'de daha uzun süre kalmış;günlerce müzelerde incelemeler yapmış,kitaplar okumuş,notlar almış ve Amerika'ya gidince de:

 

"Biz Amerikalılar Türk'ten başka bir şey değiliz..." diye yazılar yazmıştı.Türk Gazeteleri de Amerikalının Yazılarını Türkçeye çevirerek yayımlanmışlardı.


 

Kaynakça:Atatürk ve Kayıp Kıta MU2 Köken Sinan Meydan S-60

13
MUSTAFA KEMAL'İ DÜŞÜNÜYORUM Mustafa Kemal'i düşünüyorum;

Yeleleri alevden al bir ata binmiş

Aşıyor yüce dağları, engin denizleri.

Altın saçları dalgalanıyor rüzgarda,

Işıl ışıl yanıyor mavi gözleri.





Mustafa Kemal'i düşünüyorum;

Yanmış, yıkılmış savaş meydanlarında

Destanlar yaratıyorlar cihanın görmediği

Arkasından dağ dağ ordular geliyor

Her askeri Mustafa Kemal'i gibi





Mustafa Kemal'i düşünüyorum;

Gelmiş geçmiş kahramanlara bedel

Hükmediyor uçsuz bucaksız göklere.

Al bir ata binmiş yalın kılıç

Koşuyor zaferden zafere ..





Mustafa Kemal'i düşünüyorum;

Ölmemiş bir kasım sabahı

Yine bizimle beraber her yerde

Yaşıyor dört köşesinde vatanın,

Yaşıyor damar damar yüreklerde .





Mustafa Kemal'i düşünüyorum;

Altın saçları dalgalanıyor rüzgarda;

Mavi gözleri ışıl ışıl, görüyorum.

Uykularıma giriyor her gece.

Ellerinden öpüyorum ...



Ümit Yaşar OĞUZCAN

Sayfa: 1