Gönderen Konu: Bir Demet Fıkra..  (Okunma sayısı 817 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı ETİKET

  • Kücük Üye
  • **
  • İleti: 50
  • Rep: 0
    • Profili Görüntüle
Bir Demet Fıkra..
« : 27 Ocak 2011, 16:58:51 »


YANLIŞ NUMARA
"Alo efendim"
"Pardon galiba yanlış numarayı çevirdim"
"Dikkat etsene geri zekâlı "
"Geri zekâlı sensin.., üstüne birde bit beyinlisin"
"Ne sen kiminle konuştuğunu biliyormusun? ??"
"Hayır"
"Ben İstanbul emniyet müdürüyüm"
>(biraz sessizlikten sonra)
"Sen kiminle konuştuğunu biliyor musun?"
"Hayır"
"Ohhh çok şükür"

Temel iş için Paris'e gidiyor. İşlerini bitirip akşam uçagı
ile dönmek istiyor. Ama aksilik işte kaçırıyor uçağı.

Mecburen lüks bir otelin yolunu tutuyor. 150 Euro geceliği
olan odada sabahlıyor.

Sabah erkenden resepsiyona uğrayıp çıkışını yapacak.
Bir bakıyor fatura 400 Euro olmuş.

- Ne bu şimdi? diye soruyor.

- Efendim servis ücretleri 100 Euro TKP ve 150 Euro HKP
toplam 250 Euro, artı 150 Euro oda ücretiyle beraber
400 Euro.

- Neymiş bu TKP?

- Tenis Kortu Parası.

- İyi de ben kullanmadım ki.

- Kullansaydınız efendim. Tam 6 tane nizami tenis kortumuz
var, sizler için...

- Ayrıca HKP de Havuz Kullanım Parası oluyor. Umarım
severek kullanmışsınızdır. Tam 3 havuzumuz var, bunlardan
2 adeti de tam olimpik.

- Yahu ben havuz mavuz kullanmadım ki.

- Kullansaydınız efendim, hata ettiniz.

Temel bir kağıt ister ve 'TSP 500 Euro' yazar.

- Buyrun sayın resepsiyon bu hesaba göre bana 100 Euro
borçlusunuz. Lütfen ödeyin borcunuzu ve acilen vedalaşalım.

- Affedersiniz, nedir bu TSP?

- Canım TSP, Temeli S..kme Parası oluyor.

- Aman efendim, rica ederim. Hiç öyle şey olur mu?
Yapar mıyız biz hiç öyle birşey müşterilerimize.

- Yapsaydınız efendim. Kaldı ki tüm gece de müsaittim yani.

Bir Fransız, bir Alman ve bir Türk müzede "Adem ve Havva Cennet Bahçesinde" tablosunun karşısına geçmişler.
Alman:
- Şu vücutların mükemmelliğine bakın. Adem ile Havva Alman olmalı.

Fransız:
- Havva ne kadar dişi, Adem ne kadar erkek.
Bu kadar seksi olduklarına göre Fransız olmalılar.

Türk:
- Yok, yok, bunlar kesin Türktür. Baksanıza, üstte yok, başta yok,
elmadan başka yiyecek yok. Zavallılar halâ kendilerini cennette sanıyor!

Rizeli imamlarla Trabzonlu imamlar turnuva düzenleyip ayda bir maç
yaparlarmis. Ama maci hep Rizeli imamlar kazanirlarmis.
Trabzonlular bir gün "bu böyle gitmez, buna bir çare bulalim, hep
yeniliyoruz demisler. Takim kaptani olan Temel Hoca öyle bir
teklifte bulunmus. Ula bizim Trabzonsporlu Hami'ye sari cübbeyi giydirelim,
"Bu da bizim Hami Hoca, merkez caminin imami,
yeni tayin oldu" diye kandiririz demis. Bu teklifi kabul edilmis ve ilk
maçta Hamiyi de alip Rizeye maça gitmisler. Ama maci yine 2-1 kaybetmişler.
Dönüşte takim kaptanı Temel Hocaya komşusu sormuş:
Temel ne oldu maçın sonucu, kazanabildinizmi?
Yok ya, Rizeliler bizi 2-1 yendiler.
Yapma ya, kim atti golleri? Bizim golü Hami Hoca atti,
onlarin golleri de Del Pierro Hoca ile, Roberto Carlos Hoca atti ...

Bir gün taksiye binen bir müşteri şoföre bir şey sormak için hafifçe omuzuna dokunur.
Şoför bir çığlık atıp, direksiyonun kontrolünü kaybeder. Bir otobüse çarparmak üzere iken direksiyonu kırar, kaldırıma çıkıp, bir vitrinin önünde arabayı durdurur. Arkaya dönüp müşteriye:

"Hayatta bir daha bunu yapmayın!" diye bağırır.
Müşteri ise; sakinlikle bir ufacık dokunmanın onu bu kadar korkutup, sıçratacağını düşünemediğini söyler. Bu arada kendini toparlamış olan şoför, müşteriye dönüp:

"Haklısınız, aslında sizin kabahatiniz yok" der. Bugün benim ilk taksi soförlüğüm, 25 senedir cenaze arabası şoförüydüm de..."

Cimrinin ,, Küçük Oğlu Gelip Babasına:

"Baba Bana Çok Acele 50 Lira Lazım" Demiş.......
......
Cimri: " Ne, 40 Lira Mı... ?
......
Ne Yapacaksın 30 Lirayı ?

20 Lira Neyine Yetmiyor ?

Al Sana 10 Lira..." Diyerek Cebinden Çıkardığı 5 Lirayı

Uzatmış Oğluna.

Çocuk Gülerek, "Böyle Yapacağını Bildiğim İçin 50 Lira

Demiştim.

Aslında 5 Lira İşimi Görüyordu" Demiş.

Cimri Şaşırmış Gibi:

"Bak Sen Hele! Sahte Para Vermesek Kazık Yiyecektik "

Uzun zamandır birlikte olduğu genci bir türlü eve tanışmaya getiremeyen kız en sonunda resti çekmiş....ya gelir tanısırsın yada bu iş biter..çocuk iki arada bi derede ya nasıl söylicem gaz problemim olduğunu diye düşünürken ıhh mııhh mecburen kabul etmiş.sıkarım kendimi olur biter..aksam olmus yemek için her sey hazır derken damat adayı geçte olsa gelmiş.. tanışma faslından sonra yemeği yiyip geçmişler salona.. bizimki oturmus biköseye kıvranmaya baslamıs.. evin köpeği poster de damadın yanına uzanmıs.ya ne olcak sessiz bi tane bıraksam derken fııss cıkıvermiş.kızın babası posterr.. bizimki rahatlamıs tabi köpekten bildiler diye biraz daha sesli cııırrtt diye bırakmıs baba poosteeer..damat kimse benden bilmedi rahatlığıyla zoooortt diye bombayı patlatmış ve köpeğe bakmış..kızın babbası sinirlii bir sekilde pooossssteerr kalk oğlum adam üstüne sıcacak...

Bir gemici geç vakit otele gelmiş. Yer olup olmadığını sormuş: - "İki kişilik bir odada tek yatağım var, demiş resepsiyon görevlisi, ancak pek tavsiye etmem. Çünkü öteki yatakta fena halde horlayan bir delikanlı yatıyor." - "Ziyanı yok", demiş gemici, verin bana o yatağı..." Ertesi sabah gemici hesabı ödemeye indiğinde otelci sormuş: - "Nasıl uyuyabildiniz mi?" - "Çok güzel uyudum", demiş gemici. - "Yanınızdaki müşteri hiç horlamadı mı?" - Hiç horlamadı..." - "Ama nasıl olur?" - "Odaya girince yanağından "Merhaba güzel çocuk" diye bir makas aldım. Sabaha kadar gözlerini kırpmadan yatakta oturdu."

Genç
kız, sevgilisine telefon açmış... - 'Tankut,' demiş, 'seni çok
arzuluyorum, geceleri uyku uyuya...mıyorum. Ne olur bu hafta sonu bize
yemeğe gel. Seni annem-babamla tanıştırayım. Sonra benim odamda ders
çalışıyor gibi yaparız ' Tankut ömründe hiçbir kızla yan yana gelmemiş ,
toy bir delikanlı. Bir eczaneye gitmiş... Babacan eczacıya; 'Bu hafta
sonu önce bir aile yemeği, peşinden ateşli bir aşk yaşayacağım' demiş,
'Bu yüzden iyisinden bir kutu gerekenden istiyorum...' Babacan eczacı
kutuları vermiş, oğlanın sırtını sıvazlayıp yolcu etmiş... Tankut hafta
sonunda bir büyük buket çiçekle kızın evinin kapısını çalmış... Genç kız
kapıyı açmış. Tankut'u doğrudan yemeğe almış... Delikanlı çok mahçup
biçimde masaya oturmuş. Kızın ana-babasının yüzüne şöyle bir baktıktan
sonra başını önüne eğmiş... Başlamış dua etmeye... Ancak dua bir türlü
bitmiyor... Kız sonunda dayanamamış, fısıltıyla: - 'Ben senin bu kadar
dindar olduğunu hiç bilmiyordum Tankut,' demiş... Tankut adeta inlemiş: -
'Ben de babanın eczacı olduğunu

Sicilya'nın bir kasabası varmış ki kadınları hiç rahat durmaz, ikide bir kocalarını aldatırlarmış. Kasabanın yaşlı papazı, kocasını
boynuzladıktan sonra doğru günah çıkartmaya gelen bu kadınlardan
bıkmış... ' papaz efendi, şeytana uyup kocamı aldattım. ' diyerek
karşısına geçip günah çıkartmak istediklerinde papaz sinirlenir '
ayıptır günahtır. Boyna kocamı aldattım diye geliyorsunuz, bari ayağım
taşa takıldı deyin ben anlarım...' demiş...

Kadınların da işine geldiği için artık kimse kocamı geyikledim demez
papaz efendi ayağım taşa takıldı diyerek konuyu açarlarmış...
Derken yaşlı papaz ölmüş, yerine bir başka papaz gelmiş ve bakmış ki
kasabanın kadınları aşırı derecede namuslu.
Taşa takılıp düştüklerinde oraları buraları açılıyor diye günah
çıkartmak istiyorlar...

Doğru belediye başkanına gidip durumu anlatmış ve derhal kaldırımların
düzgün olarak onarılmasını istemiş ama duruma vakıf olan başkan
katılırcasına gülmeye başlayınca

Papaz şaşırmış ve "Sayın Başkan gülüyorsunuz ama en çok da sizin
eşiniz taşa takılıyor... Lütfen yaniiii..."

Temel askerde biraz tembel..Sabah ictimasindan kaytarip bir agacin altina yatar.
-Ancak biraz sonra yakalanir. Komutan yanina cagirir.
-Meslegin nedir? -Insaat kalfalugu yapayurum komutanim.
-Ha demek oyle, Peki sen insaatta yaninda calisan bir isciyi boyle yatarken yakalarsan ne ederdin.
-Temel firsati kacirmaz:
-Hemen, hic dusunmeden isine son verirdim evine gonderurdum komitanum....

Hoca çocuğa ödev olarak potansiyel ve fiiliyat arasındaki farkı sorar. Eve gelen çocuk öğrenmek için... eve gitti ve babasına sordu.
-Baba potansiyelle fiiliyat arasında ne fark var?
-bak şimdi dinle dedi ve adam kızına döndü.
-kızım sen bir milyon dular için bret pitle yatarmısın?
-neee hem bir milyondolar hem bret pit. düşünsene baba bu parayla neler yapılmaz. yatarım tabii
- adam karısına döndü ve; hanım sen bir milyon dolar için leonordo di caprioyla yatarmısın?
- neeee. düşünsene be adam bütün borçlarımızı öderiz ve hayat boyu rahat ederiz. yatarım tabiii. bunu duyan adam büyük oğluna sordu.
- oğlum sen bir milyondolar için chak moriesle yatarmısın?
-baba düşünsene bu parayla hayal ettiğim herşeyi yaparım. yatarım tabii.
cevapları alan baba küçük oğluna döndü ve:
--İŞTE OĞLUM POTANSİYEL OLARAK ÜÇ MİLYON DOLARIMIZ VAR. AMA FİİLİYATTA İKİ OR....SPU Bİ İP.......NEYLE AYNI EVİ PAYLAŞIYORUZ...

Körfez Savaşı'ndan önceki yıllarda, Amerikalı bir bayan gazeteci,
kadınlarla erkeklerin toplumdaki yeri hakkında bir yazı dizisi hazırlamak
üzere Kuveyt'e gitmiş.. gözlemleri sırasında ilk dikkatini çeken,
kadınların kocalarının 5 adım gerisinden yürüdükleriymiş. ..
Yıllar sonra aynı gazeteci tekrar bir yazı dizisi için Kuveyt'e
gittiğinde
bu sefer bir de bakmış kadınlar önden gidiyor, kocaları 5 adım
arkalarından geliyor... bu işe çok şaşırmış, hemen bir kadına
yaklaşıp
sormuş:
"Bu gördüğüm inanılmaz bir gelişme... peki ama bu değişikliğin
sebebi
nedir??"
Kuveytli kadın cevap vermiş:
"Mayınlar..."

Öğretmen,Öğrencilere:
-Sizlere sorular soracağım.Birinci soruyu bilene ikinci soru
sorulmayacak. Simdi... söyle bakalım Ahmet,bir hindinin kaç tane tüyü vardır?
-9567 tane tüyü vardır Öğretmenim!
-Nereden öğrendin bunu?
-Öğretmenim, hani ikinci soru sorulmayacaktı.

Faruk babasına sormuş?
Babacığım uzayda kaç gezegen var?
Bilmiyorum.
İstanbul'u ilk kuşatan kimdir?
Unutmuşum oğlum.
Babacığım sorularımla seni sıkıyor muyum?
Sıkılmak da ne demek oğlum! Sor, sor ki öğrenesin!

Birgün 75 yaşında bir ihtiyar sperm testi yaptırmak için doktora ditmiş.Doktor adama bir kavanoz verir ve bunu doldurup yarın bana getirin der .Ertesi gün ihtiyar kavanozu getirp doktora verir.Doktor kavanoza bakar boş oldugunu görür ve sebebini sorar.İhtiyar anlatmaya başlar.Doktor bey dün gece sağ elimle denedim olmadı sol elimle denedim olmadı karımı çagırdım oda sağ eliyle denedi sol eliyle denedi olmadı agzıyla denedi önce dişlerini çıkarıp denedi sonra dişini takarak denedi gene olmadı .Baktık olcak gibi deil komşunun karısını çagırdık .O,da iki eliyle denedi agzıylaa denedi gene olmadı deyince doktor dayanamaz sorar nasıl yani komşunun karısınıdamı çagırdınız?İhtiyar napalım açamadık şu lanet olası kavanozu.

657 ye tabi bir devlet memuru araba almak istemektedir fakat parası yetmemektedir.Düşünür ve banka kredisi kullanmaya karar verir.En düşük faizli bankayı tespit eder.Ön hazırlık olsunda fazla uğraşmayayım diye tahmini gerekli evrakları hazırlar.2 fotoğraf,nufus c.örneği,ikametgah,maaş bordrosu v.s.
Bankaya gelir müdür beye kendisini takdim eder ve
-sayın müdürüm araba kredisi kullanmak istiyorum der.
Müdür
-tabi bey efendi evraklarınız hazır mı?
-evet efendim der ve getirdiği evrakları gösterir
Müdür, beyefendi üzgünüm bu evraklarla kredi vermiyoruz der.
Adam şaşır ne gerekiyor efendim
Müdür-Bakın bizim çalışma sisitemimiz farklı;bizden kredi almak istiyorsanız bir gözünüzün,birde dötünüzün resmini getirmeniz gerek der.
Adam biçare peki efendim der ve ertesi gün fotoğraflarla tekrar bankaya gelir.
Müdür bey fotoğrafları alır ve krediyi size verip vermeyeceğimizi bir toplantı ile görüşelim siz biraz bekleyin diyerek toplantı odasına girer.
Belli bir zaman sonra müdür kapıda görünür.
-Üzgünüm bey efendi bu krediyi size veremeyeceğiz
Adam telaşlanır
-ama neden müdür bey der.
müdür-bey efendi bakın incelemelerimiz sonucuda gördükki sizde bu krediyi alacak göz var ama ödeyecek göt yok. der.

Bir Kadını Ağlatırken Dikkat Edin
Bir kadını ağlatırken çok dikkat edin!

Çünkü Allah gözyaşlarını görür ve sayar.

Kadın,erkeğin kaburgasından yaratıldı.

Ayaklarından yaratılmadı,ezilir diye.

Başındanda yaratılmadı,üstün olmasın diye.

*Ama göğüsünden yaratıldı.Eşit olsun diye.
*Kolun biraz altında yaratıldı,Korunsun diye.
*Kalp hizasında yaratıldı,Sevilsin diye

ABD başkanı Bill Clinton,İngiltere başkanı Tony Blair ve Türkiye başkanı bir gün bir toplantıda biraraya gelmişler.Tabi 3 lider bir arada olurda sormazmı gazeteciler.Önce Clinton'a sormuşlar.
-ABD de bir memur kaç parayla geçinir?Siz kaç para veriyorsunuz?
Clinton:
-Valla ben 2 bin dolar veririm.Bin doları ile geçinirler...Geri kalan bin doları ne yaparlar,nerede harcarlar hiç sormam...
Gazeteci aynı soruyu Blair'de sormuş.Blair:
-Valla ben memuruma 3 bin sterlin veririm.İki bin sterlinle geçinir.Geri kalan bin sterlinle ne yaparlar ne ederler beni hiç ilgilendirmez...
Sıra bizimkine gelmiş gazeteci aynı soruyu onada sormuş.
bizimkide:
-Valla, Türkiyede bir memurun geçinebilmesi için en az 300 milyon lazım.Ama ben 150 milyonlira veriyorum!Geri kalan 150 milyonu nerden bulurlar,nasıl geçinirler beni hiç ilgilendirmiyor!!!
===================
================
=============

Memati'nin Kedisi Sebati.
Tırmaliimmi Ustaaa..